Şöyle kahvemizi aldık, masaya oturduk da bir projeyi daha batmaktan nasıl kurtarırız diye dertleşiyoruz gibi düşünün. Çünkü inşaat sektöründe o bütçe dediğin şey, hani markete girersin de sadece süt alıp çıkacağım deyip kasada 2 bin lira ödersin ya, aynen öyle uçar gider.
İnşaat dilinde biz buna fiyakalı olsun diye cost overrun yani bütçe aşımı diyoruz ama halk dilindeki karşılığı bildiğin “evdeki hesabın çarşıya uymaması”.
Peki, Proaks İnşaat olarak bizim her yerde göğsümüzü gere gere söylediğimiz o “gri alan yok, sürpriz yok” felsefesi tam olarak burada nasıl devreye giriyor? Gelin, lafı hiç dolandırmadan, şantiyenin tozunu yutmuş bir dille anlatalım.
-
Arabanın Ön Camı Kirliyken Gaza Basılmaz: Gayrimenkul Fizibilite Analizi
Bakın, en büyük hata daha bismillah demeden, temele kazmayı vurmadan yapılıyor. Biz Türk insanı olarak biraz sabırsızızdır, hemen bir şeyler yükselsin isteriz. Ama o iş öyle olmuyor işte.
Düzgün bir gayrimenkul fizibilite analizi yapmadıysanız, o projenin bütçesi daha kağıt üstündeyken delinmiştir zaten. Bu şey gibi; hani arabayla uzun yola çıkacaksındır da ön camın çamur içindedir, önünü görmeden basarsın gaza. Sonra ilk virajda küt!
İşte biz Ankara’da, özellikle bu bölgenin zeminini, bürokrasisini, imar oyunlarını avucumuzun içi gibi bildiğimiz için daha yolun başında o camı tertemiz siliyoruz. Şeffaflık dediğin şey önce kağıt üstünde başlar. “Ya hallederiz, kervan yolda düzülür” mantığı inşaatta işlemez, o kervan dağda kalır.
-
“Bi Şey Olmaz” Demek Bir Seçenek Değildir: İnşaat Risk Yönetimi
Bizim milletin en sevdiği laflardan biri: “Abi bi şey olmaz, kaç yıllık usta yalan mı söyleyecek?”
Vallahi söyler, billahi söyler. İnsanlık halidir, gözden kaçırır. İnşaatta o “bi şey olmaz” dediğin minicik detay, atıyorum yanlış seçilen bir yalıtım malzemesi veya hesaba katılmayan bir zemin suyu, ileride sana milyonluk fatura olarak geri döner.
Bu durum aslında şuna benziyor: Evden çıkarken “ya hava güzel yağmur yağmaz” deyip şemsiye almazsın, sonra öyle bir dolu bastırır ki sırılsaklam kalırsın.
İşte inşaat risk yönetimi dediğimiz şey, o şemsiyeyi hava güneşliyken bile arabaya atmaktır.
Biz Proaks olarak projede çıkabilecek her türlü pürüzü (malzeme zammı, işçilik krizi, hava muhalefeti) daha ilk günden listeliyoruz. Masada gri alan bırakmıyoruz ki, yarın bir gün karşınıza “Aaa, biz bunu tahmin edememiştik” diye çıkmayalım. Sürprizleri sadece doğum günlerinde severiz, şantiyede değil.
-
Evdeki Hesap Çarşıya Nasıl Uyar? Doğru Proje Bütçe Yönetimi
Gelelim fasulyenin faydalarına. Bütçeyi nasıl koruyacağız?
Parayı doğru yönetmek, mutfak alışverişine liste yapıp çıkmaktan çok farklı değil aslında. Listeye sadık kalırsan bütçe sarsılmaz. Ama inşaatta bu süreç çok daha fazla aktörlü. Malzemecisi var, taşeronu var, mimarı var… Her kafadan bir ses çıkar.
İşte tam bu kaosun ortasında güvenilir inşaat müşavirlik firmaları Ankara gibi lokasyonlarda hayat kurtarır. Biz ne yapıyoruz? Sizin adınıza paranın kuruşu kuruşuna nereye gittiğini, hakedişlerin doğru yapılıp yapılmadığını denetliyoruz. Hakem oluyoruz yani. Müteahhit ayrı telden, usta ayrı telden çalarken biz orkestra şefi gibi herkesi aynı notada buluşturuyoruz. Bizim olduğumuz yerde “Buraya fazladan 50 torba çimento gitmiş ama nereye gitmiş?” sorusu sorulamaz. Çünkü her şey kayıt altındadır, nettir.
-
Sözün Özü: Güven Duvarı Tuğlayla Değil, Dürüstlükle Örülür
Uzun lafın kısası dostlar; inşaat yapmak sadece demiri çimentoyla buluşturmak değildir. O işin en kolay kısmı. Asıl zanaat; o projeyi söz verilen zamanda, söz verilen bütçeyle ve yatırımcının kafasında tek bir soru işareti bile bırakmadan teslim edebilmektir.
Biz Proaks İnşaat olarak, Ankara’nın o ayazında da olsak, sıcağında da olsak şantiyede her zaman netliği savunuyoruz. Gri alanları sevmiyoruz, çünkü gri alan demek bütçenin delinmesi demektir.
Sizin de yakın zamanda hayata geçirmek istediğiniz bir projeniz varsa, gelin bir kahvemizi için. Daha kazmayı vurmadan, bütçenizi nasıl koruyacağımızı o meşhur “gri alansız” masamızda birlikte planlayalım.

